29 Ekim 2007 Pazartesi

Yatacak Toprağınız Yok, Vatansızsınız!



Leyla Zana, Ahmet Türk ve uzantıları, ülkemizin içinde olduğu bu kritik dönemde bölücü terör örgütü ele başı Apo'nun İmralı'dan çıkartılıp, aktif siyaset yapmasını savunuyorlar... İnanamıyorum, gözlerime, kulaklarıma inanamıyorum. İçimi acıtan en büyük şey de bu tiplerin Mecliste yer bulmalarına izin verilmesi. Biz "Demokrasi" kavramının altyapısını sağlam kuramadığımız ve içinin şimdiki iktidar tarafından boşaltılmasa göz yumduğumuz için bu hallerdeyiz. Bu Akp'ye oy veren insanların başımıza ne gibi dertler açtığını ve bu dertlerin bizlere ve gelecek nesillere nasıl telafisi olmayan yaralar vereceğini hep beraber göreceğiz... Kahrolsun DTP! Kahrolsun PKK!!!!

11 Ekim 2007 Perşembe

İçim yanıyor, sevinemiyorum!


Fenerbahçe lig şampiyonluğundan sonra Cumhurbaşkanlığı Kupasını da Efes'in elinden çok güzel bir maç sonunda almasını bildi. Çok zekvli ve heyecanlı bir maç oldu ama ülkemizin geçirdiği bu garip ve sıkıcı dönemde sevinmek bile içimden gelmiyor. Daha fazla yazmak da gelmiyor... Kutlarım Fenerimi.

Kalleştiniz, kalleşsiniz, kalleş kalacaksınız!


Hiç bir yere, hiç bir toprağa, hiç bir kimliğe ait değilsiniz. Korkularınızın, zavallı karekterlerinizin, ezik ruh hallerinizin, tutunamamışlığınızın altında bu hayatta hiç bir şeyi becerememeniz yatıyor. Bu duyguyu sizden daha iyi bilen yok. Siz bu topraklarda yaşayan kardeş insanları birbirine düşürmek için yıllarca debelendiniz, durdunuz. Vermiş olduğunuz "mücadeleyi" Mustafa Kemal ve arkadaşları düşman elinden topraklarımızı geri alırken neden varemediniz diye sormak isterdim size. Cevap zor değil. Siz yine korkaktınız, yine adlarınız yoktu, yine saklandığınız deliklerde tıkılıydınız. Bu vatan, bu toprak bütünlüğü kolay kazanılmadı ve asla ama asla amacınıza ulaşamayacaksınız. Gerçi işin bir garip yönü de zaten sizin bizim sırtımızda bir kene gibi yaşama isteğiniz her zaman sürecek. Ama biz o keneyi bir gün elbet söküp ayağımızın altında ezeceğiz. Bekle dağlarda pusu kurmuş, kalleş şerefsiz adam, az kaldı...

3 Ekim 2007 Çarşamba

Edu!!!! Sessiz, Savaşçı! Yanındayız.


Her maç 90 dakika takımı için savaşan, her maç sonrası duş almış gibi formasını terleten, hiç bir pozisyonda insiyatif almaktan korkmayan ve rakibine oyun kuralları dışında hiç bir sertlik göstermeyen bir adam Edu. Dün maçta büyük hatalar yaptı, ama en önemlisi bir şeyler yapmaya çalıştığı için hata yaptı. Sporcu ruhunda bu vardır, bazen iyi şeyler yapmaya çalışırken hata yapabilirsin, ama sonuçta edindiğin tecrübe herşeyden üstündür. Sonuç ne mi? Edu bu hataları yapan ve bu hatalardan ders alan bir defans oyuncusu olarak Brezilya Milli Takımında ilk 11...

Verin Bilinç Altımıza Mesajları Bakalım!


Sigara sağlığa zararlıdır, ne zararlıdır? Sigara! Pardon? Sigara! "Sigara" Ve sonuç ortamda sigara içilmeye başlanır... Bu aynı sigara karalama kampanyası yapar gibi, sigarayı her an akıllarda taze tutma, akıllara getirme çalışmasına benzedi. Türkiye Malezya mı oluyor? Türkiye ne oluyor? Malezya gibi oluyor! Hmm önümüze sunulan örnek Malezya demekki, neden kestirmeden söyleyemiyorsunuz?? Türkiye, Malezya gibi olsun! diyemiyorsunuz?? İster doğrudan, ister dolaylı şekilde mesajlar yollayın, her zaman dediğim gibi bu ülkede bizim gibi Atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı gençler oldukça nihayi amacınıza asla ulaşamayacaksınız. Bakmayın Fatih'te olan olaylara ve onları yapanlara, o insanlar Cumhuriyet kurulurken de vardı, sadece korkudan kabuklarından çıkamıyorlardı.